Dini Hikayeler - boynumu eğmiş beklirem hikayesi, boynumu eğmiş beklirem oku, boynumu eğmiş beklirem yeni hikaye, boynumu eğmiş beklirem hikayeleri
• Kategoriler
>> Eglenin.Net
>> AnaSayfa
>> Sohbet Odaları
>> Fıkralar
>> Oyun Oyna
>> Hobby

Asker Hikayeleri (14)
Aşk Hikayeleri (22)
Çocuk Hikayeleri (30)
Diğer Hikayeler (0)
Dini Hikayeler (22)
Dostluk Hikayeleri (27)
Efsaneler (37)
Gerçek Hikayeler (27)
Komik Hikayeler (29)
Korku Hikayeleri (0)
Mektuplar (9)
Sevgi Hikayeleri (4)
Türkü Hikayeleri (9)
Yahudi Hikayeleri (20)
Yaşanmış Hikayeler (30)
Şeytan Hikayeleri (20)
boynumu eğmiş beklirem

Değerli mimar arkadaşımız Hilmi Şenalp, Türkmenistan'ın başşehri Aşkabat'ta selatin bir cami inşa etmiştir. “Selatin” kelimesi, "sultanlar' demek olduğu halde bir cami-i şerif hakkında bu kelimenin kullanılması, o cami-i şerifin sultanlara yakışır şekilde azametli olduğunu ifâde eder. Osmanlı'da çifte minareli cami yapmak -bir an'ane olarak- padişahlara bırakılmış, ondan maaqa kimseler büyük bir cami yaptırsalar bile ona tek minare ikame ederlerdi. Osmanlı tarihinde en zengin bir sadrazam olarak ün yapmış bulunan hırvat asıllı Rüstem Paşa bile Eminönü'nde çinileriyle dünyaca ünlü camie çifte minare yapmamıştır. Lakin o devlet tarihe karıştıktan sonra bu an'ane unutulmuş; şahıslar ve dernekler de çifte minare yaptırır olmuşlardır.

Eski mimarının bütün hususiyetlerini akıllara durgunluk verecek bir liyakatle bilen ve bunu inşa ettiği camilerde gerçek­leştirmeye muvaffak olan değerli mimar Hilmi Şenalp Japonya'nın başşehri Tokyo'da inşa ettiği cami-i şerifle mimarı tarihimizde haklı yerini almış bulunmaktadır. Onun Aşkabat'ta inşa ettiği klasik Osmanlı mimarı tarzındaki selatin ünvanına layık cami-i ,şerif de çifte minarelidir. Bu cami-i şerifin inşaatı devam ederken bir gün Aşkabat'ta mesaı arkadaşlarından bir grupla caddede yürüyorlarmış. Önlerine şab-r emred (sakalı çıkmamış bir delikanlı) Türkmenistanlı bir genç çıkmış ve:

"-Bir dakika beyler! Siz Türkiye'den gelmiş olmalısınız, öyle değil mi?"

Hilmi bey ve arkadaşları:

"Evet!" cevabını verince Türkmenistanlı genç: "-Size bir sual sorabilirem mi?" demiş. Onlar da: "-Buyur, sor!" demişler.

Türkmenistanlı genç:

"-Türkiye'de hatun kişiler başlarını örtirler mi?" demiş. Muhatabları:

"-Evet." Cevabını verince ilave etmiş: "-Bacaklarını örtirler mi?"

Buna da "Evet." karşılığını alınca:

"-Kusura bakman, beyler!ı'. Zannımca siz doğru söylemirsinizl.. Men (ben) tilifisyon seyredirem. Sizin rus­laştığınızı görürem."

ihtimal bu Türkmenistanlı genç "ruslaşmışsıız' sözüyle, "batılılaşmış olmayı” kasdediyordu. Kendi memleketinin şartIarına göre böyle söylüyordu. Sonra ilave etmiş:

"-Halinize bakırem, size müslüman demekte zorlanırem. Hiç güven duymirem. Lâkin düşünürem ki. Cenab-ı Allah birine ruhsat fırsat verip de "Mukaddes Emanetler"i elinizden .aldırmadı. Onları sizde kodi. Bunu düşününce sizin bir gün yeniden adam olacağınıza ihtimal verirem. Lakin ne zaman, bilemirem? Boynumu eğmiş beklirem!.." demiş.

 
Okunma: 184
Anasayfa ||  Haber ||  Sinema ||  Spor ||  Tatil ||  Otomobil ||  Teknoloji ||  Kadın ||  Sağlık ||  Bebek ||  Müzik ||  Kültür Sanat
Yeme İçme ||  Burçlar ||  Hobby ||  Ev Yaşam ||  Karikatürler ||  taş taşlar ||  Oyun ||  İletişim || Reklam
İstanbul Rehberi | Ankara Rehberi | İzmir Rehberi | Bursa Rehberi | Antalya Rehberi